KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/3408 E., 2009/10930 K.·İlamın İcrası
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2009
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 16 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 443 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemece verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, takip konusu ilamın taşınmazın aynına İlişkin olduğunu, kesinleşmeden takip konusu edilemeyeceğini ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, takip konusu ilamın gayrimenkulun aynına ilişkin olduğu ve kesinleşmeden takip konusu edilemeyeceği gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir.
Takip konusu İlam incelendiğinde, davalı alacaklının;
1- Eser sözleşmesinin feshi,
2-157 parsel sayılı taşınmazla ilgili tapu iptal ve tescil,
3- İnşaab bitmiş ve başkalarına satılmış binaların yer aldığı 162 ve 163 sayılı parsellere karşılık eser sözleşmesinin feshinden doğan alacak davası olmak üzere üç ayrı İsteğinin olduğu görülmektedir.
12.11.2008 tarihli takip talebinde de, takip konusu ilamın "c" bendinde yer alan 161 ve 162 parsel sayılı taşınmazlara karşılık hükmedilen alacağın takibe konulduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere aynı davada birden çok istem yer alabilir. Bu istemlerin bazısının kesinleşmeden takibe konulamayacak olması, bundan bağımsız diğer alacak kalemlerinin takibine engel değildir. Nitekim alacaklının, yargılama giderlerinin 190/240'ını takibe koyduğu, tapu iptal ve tescil ile ilgili "b" bendindeki karara isabet eden yargılama giderlerini özenle ayırdığı görülmektedir. Hal böyle olunca, İlamın alacağa ilişkin bölümünün kesinleşmeden takibe konulması doğru olup, mahkemece şikayetin reddi yerine aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması İsabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/3408, K. 2009/10930, 25 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama