KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/7243 E., 2009/15469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/12/2008
- Numarası
- 2008/1119-2008/982
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Şikayetçiler vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava ehliyeti yoktur. Bu nedenledir ki takibin veya davanın bütün ortaklara açılması zorunludur.
Borçlar Kanununun 525. ve 533.maddeleri gereği kendisine yönetim hakkı tanınan ortağın ortaklığı ve diğer ortakları temsil yetkisi vardır. Temsil yetkisi zımmen icazet, temsil belgesi, adi ortaklık sözleşmesi veya ortaklık kararı ile verilebilir. Temsilci olduğu belirlenmeyen ortağa çıkarılan tek bir tebligatla takibe devam edilmesi doğru değildir.
Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu Ö..-H..İnş. Ltd. Şti.'ler İş Ortaklığı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı ve örnek 10 no’lu ödeme emrinin de Ö...H...İnş. Ltd. Şti İş Ortaklığı adına tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Takipte adi ortaklık adına tek bir ödeme emri çıkarılmış olup, adi ortaklığı oluşturan şirketler adına ayrı ayrı çıkarılmış ve tebliğ edilmiş bir ödeme emri yoktur.
Bu durumda adi ortaklığı oluşturan şirketlerin her biri yönünden ayrı takip yapıldığının kabulü mümkün değildir. Borçlar Kanununun 520.maddesine göre adi ortaklığın hükmü şahsiyeti bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle icra takibinde adi ortakların ayrı ayrı gösterilmesi ve ayrı ayrı ödeme emri tebliği gerekmekte olup, taraf ehliyeti olmayan adi ortaklık adına tek bir ödeme emri tebliğe çıkarılıp takip yapılması usulsüzdür.
Taraf ehliyeti kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden de göz önüne alınmalıdır.Öte yandan yasanın emredici kuralından kaynaklanan ve bir hakkın yerine getirilmesi ile ilgili bulunan bu husus hakkında İİK.nun 16/2.maddesi gereğince süresiz şikayet hakkı vardır. Dolayısıyla yukarıda belirtildiği şekilde adi ortaklık adına çıkarılan ödeme emrinin geçerliliği yoktur. O halde mahkemece takibin iptali yerine yazılı gerekçe ile itirazın süreden reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/7243, K. 2009/15469, 13 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama