KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/8356 E., 2009/15844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/07/2008
- Numarası
- 2008/480-2008/705
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 17.02.2009 tarih, 2008/22765-2009/3038 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK. nun 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Ayrıca, ihtiyati haciz sırasında verilen icra kefaleti de geçerli olup, asıl borçlu hakkında takip iptal edilmediği sürece kefaletin geçerliliği devam eder. Ancak, usulüne uygun icra kefaleti olsa dahi, hakkında takip yapılan borçlu yönünden takip kesinleşmedikçe icra kefiline icra emri çıkarılamayacağı gibi, borç miktarının kesinleşmemesi halinde takibin devamı da mümkün değildir.
Somut olayda icra takibinin borçlularının B.Unlu Mam. ve İnş. Tic. Ltd. Şti., A...K... ve B....K...olduğu, borçlu şirkete örnek 7 numaralı ödeme emrinin 07.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçenin itiraz etmemesi nedeniyle hakındaki takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. İhtiyati haciz kararına dayalı olarak icra müdürlüğünce 02.04.2008 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında şikayetçi S.....K. dosya borcuna icra kefili olduğu, ancak kefaletini herhangi bir borçluya hasretmediği görülmüştür. Bu nedenle icra kefaletinin bütün borçlular yönünden olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl borçlulardan B. Unlu Mam. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. yönünden takip kesinleştikten sonra icra kefili S...K..icra emri tebliğ edilmesinde yasaya aykırılık yoktur.
O halde mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/8356, K. 2009/15844, 14 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama