KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/9373 E., 2009/18175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/07/2008
- Numarası
- 2008/337-2008/647
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 20.01.2009 tarih, 20979-983 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 106-144.maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümler yer almış, aynı kanunun 129/2.maddesine göre, artırma bedelinin taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin 2.ihale gününde satış yapılması halinde en az %40'ını bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılaması zorunlu kılınmıştır.
Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadar ki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK'nun 128.maddesi paraya çevirme başlığını taşıyan III.bölümde bulunmaktadır.
Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.
Somut olayda, taşınmazın 2.ihale günü satıldığı ve 41.000 YTL olan satış bedelinin; 100.000 YTL tahmini değerin %40'ı olan 40.000 YTL rakamına, gazete ilanı için sarf edilen 595,00 YTL ile 450,00 YTL kıymet taktiri giderinin eklenmesi halinde oluşan miktarı dahi karşılamadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, paraya çevirme giderlerine satış yolluğu ve tebligat giderlerinin de ilavesi gerekir. O halde mahkemece, İİK'nun 129/2.maddesi gereği bu husus re'sen gözetilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla, borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/9373, K. 2009/18175, 6 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama