KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/10961 E., 2010/24502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Serik İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/02/2010
- Numarası
- 2010/29-2010/35
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İcra takibinin dayanağı olan Antalya 2. Asliye Tic. Mahkemesinin 24.1.2008 tarih ve 2006/267 esas 2008/19 karar sayılı ilamı, takip alacaklısının borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup, alacaklı, ilamda öngörülen yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin tahsili için takip başlatmıştır.
Borçlunun borçlu olmadığını kanıtlamak için açtığı olumsuz tespit davası sonunda alınan ilamın (davacının davalı alacaklıya borçlu olmadığına ilişkin) işin esasını hükme bağlayan bölümü bir tespit niteliğinde olduğundan ayrıca takip konusu yapılamaz. Ancak, ilamın borçlu yararına hükmedilen yargılama giderleri ve tazminata ilişkin bölümü ise, ilamda yazılı miktarın davalıdan alınmasına ilişkin bir tahsil (eda) hükmü niteliğindedir.
Bu sebeple ilamlı takibe konu yapılması mümkündür. Fakat İİK.nun 72/5. maddesinde, işin esası ile ilgili olarak icranın kısmen veya tamamen eski hale iadesi, ilamın kesinleşmesine bağlanmış olup, tazminat ve giderler esasla ilgili hükmün eklentileridir. İlamın esası kesinleşmeden infaz edilemeyeceğine göre, eklentilerin de borçludan istenebilmesi için hükmün kesinleşmesi gerekir. (H.G.K. 7.11.
1990 tarih 1990/12-446 E. 564 K.) O halde icra mahkemesince ilamın takip tarihinde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ve yukarıdaki ilkelere göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/10961, K. 2010/24502, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama