KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/15526 E., 2010/28194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/11/2009
- Numarası
- 2009/733-2009/865
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 13.04.2010 tarih, 2009/27738-2010/9056 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Genel haciz yoluyla borçlu belediye hakkında yapılan takipte, alacaklı bankanın talebiyle İslahiye Mal Müdürlüğü ve TCDD 6.Bölge Müdürlüğü'ne 1.haciz ihbarnamesi gönderilmiş, şikayetçi belediye vekili söz konusu kurumlardan su bedeli ve atık su bedeli dışında bir alacaklarının olmadığını, bunların kamuya tahsis edildiğini ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, kamuya tahsis edilen alacakların haczinin mümkün olmadığı gerekçesiyle hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
5393 Sayılı Yasanın 15/son maddesinde "Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri şartla bağışlar ve kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez."hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, yine bu maddeye göre haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde "fiilen" kullanılması gerekli olup gerekçede yer verilen kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Somut olayda, borçlu belediyenin haczedilen alacaklarının su ve atık su bedelinden kaynaklandığı, belediyenin anılan gelirlerinin vergi, resim ve harç hükmünde olmayıp, 5393 Sayılı Kanunun 15/son maddesi uyarınca kamu hizmetinde fiilen kullanılmadığı sürece haczine engel bir hüküm bulunmamaktadır. Borçlu belediyece şikayete konu edilen haciz konusu su bedellerinin fiilen kamu hizmetinde kullanıldığı da ispatlanamamıştır.
O halde, mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla alacaklı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/15526, K. 2010/28194, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama