KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/1679 E., 2010/13451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Kemer İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/05/2009
- Numarası
- 2008/189-2009/126
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
TTK.nun 688/6.maddesi uyarınca; "bonolarda tanzim edildiği gün ve yerin yazılması zorunludur." Yine aynı Kanunun 690.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 615/3.maddesi gereğince; "bononun vade tarihinin keşide gününden muayyen bir müddet sonraya ait bulunması zorunludur. Aksi takdirde dayanak belge, kambiyo senedi vasfını taşımaz."
Somut olayda, borçlu, tanzim tarihinin 03/07/2008 iken 03/03/2008 olarak değiştirildiğini iddia etmiştir. Dayanak bononun incelenmesinden, tanzim tarihinin düzeltildiği ve paraf edilmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere HUMK.nun 298.maddesinde; "senette mevcut bulunan .... silinti ayrıca tasdik edilmemişse inkar halinde keenlemyekündür" hükmü yer almaktadır. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin, geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Bu şekilde atılan imzaya veya paraf imzasına itiraz halinde mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Mahkemece, takip dayanağı bononun, düzeltme öncesi tanzim tarihinin bilirkişi incelemesi ile saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/1679, K. 2010/13451, 1 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama