KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/17745 E., 2010/30181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/04/2010
- Numarası
- 2010/416-2010/394
Karar Metni
236 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İhtiyati haciz. İİK.nun 257 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenmiş “rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş alacaklar ile muayyen ikametgahı bulunmayan, mal kaçıran borçlular için vadesi gelmemiş alacakları temin bakımından” borçlunun malarının ve hakları üzerinde konulan tedbir niteliğinde bir işlemdir.
İİK.nun 264. maddesindeki “ihtiyati haczi yaptıran alacaklı, yedi gün içerisinde takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecburdur” hükmünden de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz ile icra takibi ayrı hukuki düzenlemeler olup ayrı ayrı hukuki sonuç doğurur.
Bu nedenle ihtiyati haciz kararı icra takip işlemi olmayıp yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ve HUMK.nun 101 ve devam eden maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri, ancak daha etkili bir tedbir işlemi olduğundan bir takip muamelesi sayılamaz.
Bu nedenle, icra takibi aşamasında alacaklının ihtiyati haciz kararı alıp uygulatması genel anlamda bir takip işlemi olmadığından niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, imzaya itiraz üzerine verilen takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı ihtiyati haczin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Bu durumda, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/17745, K. 2010/30181, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama