KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/18257 E., 2010/31174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/05/2010
- Numarası
- 2010/185-2010/530
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Gecikmiş itiraz başlığını taşıyan İİK’nun 65. Maddesinde “Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan yasa hükmü gereğince gecikmiş itirazdan söz edilebilmesi için tebligatın usule uygun yapılması, ancak muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması ve gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösteren delillerle birlikte esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi zorunludur.
Söz konusu yasal düzenlemeye göre borçlunun gecikmiş itirazda bulunabilmesi için bir engelinin bulunması ve bu engelin kendi kusurundan kaynaklanmaması gerekmektedir. Örneğin, borçlunun itiraz etmek için icra dairesine gelemeyecek veya kendisine bir vekil tayin edemeyecek kadar ağır hastalığı, deprem, yangın,sel gibi doğal afetler, savaş veya tebligatın yapıldığı sırada seyahatte bulunması gibi nedenler gecikmiş itiraz nedeni olarak kabul edilebilir.
Somut olayda, borçlu adına çıkarılan örnek (7) ödeme emrinin borçlunun bizzat kendisine, usülüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak ileri sürülen gecikmiş itiraza dayanak mazeret ve nedenlerin borçlunun zatına değil, vekiline ilişkin bulunduğu, yasa maddesinde açıklanan ve borçlu için tanınan gecikmiş itiraz hakkının, ödeme emri tebligatına muhatap olmayan borçlu vekilinin mazeretlerini de kapsayacak biçimde genişletilerek uygulanması da olanaklı bulunmadığından İİK'nun 65.madde şartlarına uygun olmayan istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/18257, K. 2010/31174, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama