KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/20249 E., 2011/4399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2011
- Mahkemesi
- Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/04/2010
- Numarası
- 2009/854-2010/363
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu A.Ö.vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
T.T.K.nun 702. maddesinde “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde selahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse bu son ciroyu imzalayan kimse çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.” düzenlemesi getirilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 24.4.1996 ve 1996/12-136 E. -1996/288 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi hamiline yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devri olanaksızdır. İbrazdan sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için, TTK. nun 705.maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucu doğuran bir cironun bulunması gerekir. Ancak, hamile yazılı çeklerde ciro silsilesi içinde yer alan kişiler için ayrıca böyle bir ciro zorunluluğu getirilmemiştir.
Somut olayda, takip dayanağı 30.05.2009 keşide tarihli çekteki ciro sıralamasının incelenmesinde; çekin, lehdar A. Ö.in cirosu ile alacaklı H. B.’a geçtiği ve adı geçenin ciro silsilesi içinde yer aldığı görülmektedir. Bu durumda takip yapan alacaklı yetkili hamil olduğundan, mahkemece 30.05.2009 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli çek yönünden şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/20249, K. 2011/4399, 21 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama