KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/2670 E., 2010/14483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/11/2009
- Numarası
- 2009/687-2009/1285
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılmış olup, ödeme emri tebliği üzerine, borçlu tarafından süresi içinde takip dayanağı bonoda adına atfen atılı imzanın eli ürünü olmadığından bahisle imzaya itiraz edilmiştir.
İcra mahkemesince, 06.10.2009 tarihli celsede, “davacı vekilinin iddiaları gözetilerek imza incelemesi için dosyanın bilirkişiye verilmesine, bilirkişi olarak D.K.'nun seçilmesine, 150 YTL bilirkişi giderini yatırması için davacı vekiline 10 günlük süre verilmesine, bu süre içerisinde yatırmadığı taktirde bilirkişi incelemesinden vazgeçileceğinin ihtar olunmasına (ihtar olundu)” şeklinde karar verilmiş, verilen süre içerisinde bilirkişi giderinin yatırılmaması nedeniyle itirazın reddine hükmedilmiştir.
İmzaya itirazda ispat külfeti alacaklıya aittir (HGK'nun 26.04.2006 tarih, 2006/12-223 E., 2006/235 K.). Diğer bir deyişle alacaklı, itiraz halinde, takip dayanağı bonoda borçlu keşideciye atfen atılı imzanın onun eli ürünü olduğunu ispat etmek zorundadır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğine göre az yukarıda belirtilen ilke gereğince, gerekli giderin de ispat külfeti kendisinde olan alacaklı tarafından karşılanması gerekir. O halde, bilirkişi giderinden borçlu sorumlu tutularak, bilirkişi giderinin yatırılması hususunda kendisine verilen kesin süreye riayet etmediğinden bahisle imzaya itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/2670, K. 2010/14483, 8 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama