KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/28110 E., 2011/9489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/04/2010
- Numarası
- 2009/3898-2010/720
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece verilen kısa kararda “...takip talebi ve ödeme emrine davacı yönünden 130.000,00 TL ipotek limiti ile sınırlı sorumlu olduğu ifadelerinin eklenmesine,...” karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda “...takip talebi ve icra emrine davacı yönünden 1. ve 2. derece ipotek limitiyle sınırlı sorumlu olduğu ifadelerinin eklenmesine...” şeklinde hüküm kurulmak suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir.
T.C. Anayasası, yargılamada aleniyet ilkesini benimsemiştir. Buna göre, yargılama açık olarak yapılacak ve yargılama sonunda verilen karar HUMK.nun 388/son maddesi hükmü gereği açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça belirtilecektir. HUMK.nun 382. maddesi gereğince, sonradan yazılacak gerekçeli kararın da verilen kısa karara uygun olması gerekir.
(HUMK.nun 381/2-1 madde hükümleri gereği) Bu nedenle mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez.
Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4. sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiş olup, mahkemece yapılacak iş; önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişkinin giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/28110, K. 2011/9489, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama