KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/28989 E., 2011/9966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/07/2010
- Numarası
- 2008/338-2010/253
Karar Metni
224 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 170/3.maddesi gereğince, inkar edilen imzanın, borçluya ait olmadığı, mahkemece aynı kanunun 68/a maddesine göre yapılan inceleme sonucunda anlaşılmış ise, itirazın kabulü ile birlikte "takibin durdurulmasına" karar verilir. Mahkemece durma yerine iptal kararı verilmesi doğru değildir.
Yine aynı maddenin son fıkrasında; "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı, senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda takip, son ciranta tarafından yapılmakta olup, alacaklı, senetteki imzanın borçluya ait olup olmadığını bilebilecek konumda değildir. Bu durumda alacaklının, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu kanıtlanamadığından aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir neden gösterilmeksizin alacaklının %40 tazminat ile mahkum edilmesi ve tazminatın "asıl alacak" üzerinden hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/28989, K. 2011/9966, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama