KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/31252 E., 2011/12347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Yozgat İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/10/2010
- Numarası
- 2008/152-2010/243
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Alacaklı tarafından, borçlu .. İnş. Gıda Tic.İth.İhr.Tur. ve ...Ltd.Şti. hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine, adı geçen borçlunun İİK'nun 168/4.maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 170/3.maddesine göre icra mahkemesi aynı kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve dördüncü fıkra uyarınca şartların oluşması halinde borçlu yararına tazminata ve para cezasına karar verir.
Alacaklı vekili tarafından mahkemeye verilen 08.09.2008 tarihli cevap dilekçesinde, takip dayanağı çekteki imzanın şirketin eski yetkilisi Halis Yeşilyurt'a ait olduğunun kabul edildiği ve çekin ileri tarihli keşide edildiğinin ileri sürüldüğü görülmüştür. Bu durumda alacaklı tarafından imzanın çekin keşide tarihi itibari ile şirketi temsile yetkili olan E. K.'a ait olmadığını kabul edilmesi karşısında mahkemece imza incelemesi yapılması gereksiz olup, inceleme yapılmaksızın itirazın kabulü ve imza incelemesi yapılmayacağı için borçlu yararına tazminat ve para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması doğru değildir.
Öte yandan, İİK'nun 170/3.maddesi gereğince inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı, mahkemece aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapılan inceleme sonucunda anlaşılmış ise, itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına karar verilir. Mahkemece anılan yasa hükmüne aykırı olarak takibin durdurulması yerine iptaline karar verilmesi isabetsizidir.
Açıklanan nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerekmekle beraber bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/31252, K. 2011/12347, 6 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama