KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/33381 E., 2011/14789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/10/2010
- Numarası
- 2010/437-2010/1311
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından başlatılan ilamlı takibe karşı borçlu vekilinin, dayanak ilamda “…borçlu olmadığının tespitine” karar verildiği, istirdat hükmünü içermediğinden 4-5 örnek icra takibi yapılamayacağını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, icra emrinin iptaline karar verildiği, takibin iptali isteminin reddedildiği anlaşılmaktadır.
1-Alacaklının temyiz itirazlarının yerinde görülmemesi nedeniyle REDDİNE,
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hukuk Genel Kurulunun 08/10/1997 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 sayılı kararında da vurgulandığı üzere "İlamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle, sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez."
Somut olayda, alacaklının takibe dayanak yaptığı, İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2008 tarih ve 2007/314 E.- 2008/899 K.sayılı menfi tespit kararının hüküm bölümünde alacaklı şirketin 36729 nolu ve 61.889,00 TL bedelli faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Anılan ilamda eda hükmü bulunmamaktadır.
Mahkemece takip dayanağı ilamın eda hükmü içermemesi nedeniyle icra emrinin iptaline karar verilmiş ise de; anılan ilamın İİK.nun 68.maddesinde belirtilen belge vasfını haiz olmadığı anlaşıldığından, ilamsız takibe de konu edilemeyeceği nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken icra emrinin iptali ile yetinilmesi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/33381, K. 2011/14789, 7 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama