KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/33870 E., 2011/15134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/10/2010
- Numarası
- 2009/1515-2010/1468
Karar Metni
232 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlu vekilinin, dayanak bonodaki imzanın borçluya ait olmadığını belirterek imzaya ve borca itirazla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve borçlunun tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
1- Alacaklının temyiz itirazlarının yerinde görülmemesi nedeniyle reddine;
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK.nun 170/son madde hükmüne göre "icra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı, senede dayanan takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10u oranında para cezasına mahkum eder....."
Somut olayda takip alacaklısı, senedin lehtarı olup, avalist tarafından senede atılan imzanın ona ait olup olmadığını bilebilecek konumdadır. Bonodaki imzaların, borçlu eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzaların huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı, imza itirazı kabul edilene karşı başlattığı takipte ağır kusurlu sayılmalıdır. Bu itibarla mahkemece, borçlu yararına, takip konusu asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve %10’u oranında para cezasına hükmedilmemesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/33870, K. 2011/15134, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama