KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/4449 E., 2010/16792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Rize İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/12/2009
- Numarası
- 2009/176-2009/238
Karar Metni
191 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlu vekili icra mahkemesine başvurarak müvekkili hakkında başlatılan ilamlı icra takibinin iptali (icranın geri bırakılması) isteminde bulunmuştur. Alacaklı vekili tarafından mahkemeye verilen 12/11/2009 tarihli cevap dilekçesi ve özellikle aynı tarihli oturumda verilen açık beyanla davanın kabul edildiği bildirilmiştir. Alacaklı vekilinin dosyada mübrez 04/03/2009 tarih ve 2670 yevmiye nolu vekaletnamesi içeriğine göre, adı geçen vekilin "davayı kabul etme" konusunda açıkça yetkilendirildiği görülmüştür.
HUMK'nun 92. maddesine göre "Kabul, iki taraftan birinin diğerinin netice-i talebine muvafakat etmesidir." Aynı kanunun 95. maddesinde ise, "Kabul, kesin bir hükmün hukuki neticesini doğurur." Somut olayda mahkemece, alacaklı vekilinin beyanının davayı kabul olarak nitelendirilmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/4449, K. 2010/16792, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama