KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/5759 E., 2010/7096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/10/2009
- Numarası
- 2009/461-2009/415
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçluya örnek 10 ödeme emri 03.04.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, alacaklı, 17.07.2008 tarihinde haciz istemiştir.
Bilindiği üzere alacaklının haciz isteme hakkı, bir yıllık süreye tabidir.
Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer.(İİK.m.78/II.C.1) Alacaklı, bir yıllık süre (İİK.78/II) içinde haciz talebinde bulunmaz veya (bir yıl içinde yaptığı) haciz talebini geri alıp da bir yıllık süre içinde yeniden haciz talebinde bulunmaz ise, takip dosyası işlemden kaldırılır.(m.78/IV y.m.101/II) Bu halde sadece dosya işlemden kaldırılır; yoksa icra takibi düşmez(son bulmaz). Yani icra takibi derdest kalmakta devam eder.
Bu halde alacaklı yenileme talebinde bulunmak suretiyle aynı takip dosyasından haciz isteyebilir. (m.78/V) Alacaklı, bir yıllık süre içinde haciz talebinde bulunmuş ise, aynı bir yıllık süre içinde (hatta daha sonra) haciz uygulanmamış (borçlunun mallarının haczedilememiş) olması, haciz isteme hakkının düşmesini ve dolayısıyla takip dosyasının işlemden kaldırılmasını gerektirmez.
Somut olayda, alacaklı ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde haciz istemiş olup, icra müdürlüğünce 1 yıl içerisinde haciz işlemi tatbik edilemediğinden bahisle haciz talebinin reddedilerek takip dosyasının işlemden kaldırılması doğru değildir. O halde mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken 1 yıl içerisinde haciz tatbik edilmediği gerekçesiyle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/5759, K. 2010/7096, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama