KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/7617 E., 2010/20924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Foça İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 22/12/2009
- Numarası
- 2009/51-2009/66
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı Y. G., borçlular Ü.K.ve B. K.hakkında bonoya dayalı olarak başlatıp kesinleştirdiği kambiyo takibinde, borçluların taşınmazlarının satışı için talimat İcra Dairesine talimat yazılarak satış talep edildiği, talimat İcra Dairesince satış kararı alarak taşınmazların kıymet takdirleri yaptırılarak ihale kararına da uyularak 14.09.1009 tarihinde her iki taşınmaz 1. açık artırma sonunda alacaklıya satışın yapıldığı, ancak haciz alacaklısı 3. kişi de kendisine taşınmaz satış ilanı tebliğ edilmediğini ileri sürerek süresinde ihalenin feshini mahkemeden talep etmiştir.
İİK.nun 134/2. maddesinde; “ihalenin feshini Borçlar Kanunu 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinde şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, tapu kaydı incelendiğinde haciz alacaklısı 3. kişinin Foça İcra Müdürlüğünün 2005/285 esas sayılı dosyası üzerinden aynı taşınmazlar üzerine haciz şerhi koydurduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece İİK.’nun 134/2 maddesinde sınırlı olarak sayılan “…tapu sicilindeki ilgililer…” ibaresi içinde haciz alacaklısı 3. kişinin de şikayet hakkı bulunduğu gözetilerek şikayete konu hususlar incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, İİK.’nun 134/2 maddesine yanlış anlam verilerek yazılı şekilde redde yönelik hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/7617, K. 2010/20924, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama