KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/8388 E., 2010/10160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Rize İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/04/2009
- Numarası
- 2009/30-2009/72
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından 4 borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlanılmış ve borçluya 10 nolu örnek ödeme emri tebliğ edilmiştir.
Borçlulardan M.K. takip ile ilgili olarak zamanaşımı itirazının yanısıra yetki itirazında da bulunmuş, mahkemece yetki itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İİK.nun 50.maddesi göndermesi ile uygulanması gereken HUMK.nun 9/2.maddesinin 1.cümlesine göre; "Davalı birden fazla ise bunlardan birinin ikametgahında dava açılabilir ve bu durumda diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Bu kural icra dairelerinin yetkisini belirlemede de geçerlidir. Ancak anılan hüküm yalnız borçlulardan birinin ikametgahındaki (onun için genel yetkili) icra dairesinde takip yapılması hali içindir. Borçluların biri yönünden özel yetkili bir icra dairesinde takip yapılması halinde, HUMK.nun 9/2.maddesinin 1.cümlesi hükmü uygulanmaz.
Somut olayda, 4 kişi hakkında takip başlatılmış olup, ödeme emri borçlulardan Y. A.'a 07.01.2008 tarihinde borçlu adresinde bizzat kendisine tebliğ edilmiş ve bu borçlu tarafından yetki itirazında bulunulmadığından ve de borçlu M. K.e ise ödeme emri 17.02.2009 tarihinde tebliğ edildiğinden onun açısından Rize İcra Dairesinin yetkisi kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece itirazın reddine karar vermek gerekir iken yetki itirazının kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/8388, K. 2010/10160, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama