KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/1104 E., 2011/17147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/11/2010
- Numarası
- 2010/569-2010/1175
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından 9 adet bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlanılmış, borçlulara örnek 10 no’lu ödeme emri tebliğ edilmiştir. Borçlu vekili, yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvurusunda; diğer itirazları yanında takip tarihinde bir kısım bonoların muaccel olmadığını ileri sürmüştür. Diğer takip borçlusu . İnşaat Taah. İnş Malz. San Tic, Ltd. Şti vekili ise aynı nedene dayalı olarak vadesi gelmeyen senetler hakkında takibin iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece her iki dava dosyası birleştirilerek sonuçlandırılmıştır.
İcra takibine dayanak yapılan senetlerden 21.05.2010 takip tarihi itibariyle sadece 15.04.2010 ve 20.05.2010 vadeli olan senetlerdeki alacağın muaccel olmakla takibe konması mümkündür. Takip dayanağı bonolarda ‘vadesinde ödenmediği takdirde müteakip bonoların da muacceliyet kesbedeceği” yolunda kayıt bulunması bu senetlerin kambiyo senedi olma özelliğini etkilemez. Bu gibi kayıtlar yazılmamış sayılır.
Muacceliyet koşulu ayrıca bir sözleşmede belirlenmedikçe, anılan kayıt ilgililer yönünden hiçbir sonuç doğurmaz.
(Prof. kıymetli Evrak Hukuku .2.Baskı s.487 ve 1002) Alacaklı tarafça anılan nitelikte bir sözleşme ibraz edilmediğine göre mahkemece yukarıda vade tarihleri belirtilen iki adet senet dışında kalanlar için henüz takip tarihinde vadeleri gelmemesi nedeniyle borçlular vekilinin itirazlarının kabulüne ve takibin iptaline karar vermek gerekirken, yazılı şekildi reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/1104, K. 2011/17147, 22 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama