KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/1277 E., 2011/17040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 04/11/2010
- Numarası
- 2010/1559-2010/1542
Karar Metni
242 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından başlatılan ilamlı takibe karşı borçlu vekilinin, dayanak ilamın kira tespitine ilişkin olup eda hükmü içermediğini bu nedenle ilamlı takibe konu edilemeyeceğini, ayrıca ilam kesinleşmediğinden yargılama gideri ile vekalet ücreti alacağının da takibe konulamayacağını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, dayanak ilam eda hükmü içermediğinden ve kesinleşme şerhi bulunmadığından takibe konu edilemeyeceği gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının Fatih 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 22/12/2009 tarih ve 2008/13058 E.2009/1212 K.sayılı kira bedelinin tespitine ilişkin ilamına dayalı takip başlattığı, borçluya 4-5 örnek icra emri gönderildiği, takip talebine eklenen dayanak ilamda kesinleşme şerhinin bulunduğu görülmektedir. Dayanak ilam, borçlunun da kabulünde olduğu şekilde 28/06/2010 tarihinde Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin onama kararı ile kesinleştiğine göre, kesinleşme tarihinden sonra 04/10/2010 tarihinde başlatılan icra takibi ile ilamdaki yargılama gideri ile vekalet ücretinin talep edilmesinde yasaya uymayan bir yön yoktur.
O halde, mahkemece, borçlunun yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden takibin iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, takibin tamamının iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/1277, K. 2011/17040, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama