KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/15434 E., 2012/1329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Çorum İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/03/2011
- Numarası
- 2009/144-2011/122
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 170/3. maddesi gereğince borçlunun imzaya itirazının kabul edilmesi halinde, itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
İİK. 'nun 170/4. maddesinde de itirazın kabulüne karar verilmesi halinde senedi takibe koymada kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğu takdirde alacaklı aleyhine senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedileceğini düzenlemiştir.
Somut olayda takibe konu 23.9.2008 keşide tarihli 27.000,00 $ bedelli çekin keşidecisinin itiraz eden borçlu, lehtarının ise , alacaklının ise lehtardan sonra 2.ciranta olduğu görülmektedir.
Mahkemece imzaya itirazın kabulü halinde takibin durdurulması yerine iptaline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi takibe konu senette keşidecinin imzasının lehtar olmayan alacaklının huzurunda atılması söz konusu olmadığından adı geçenin imzanın sıhhatini bilebilecek durumda olmadığı açıktır. Bu nedenle kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak kabul edilemez.
O halde icra mahkemesince takibin durdurulmasına ve alacaklının kötüniyetli veya ağır kusurlu olmadığından tazminat talebinin reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
Ayrıca kabule göre de gerekçesi gösterilmeden alacaklı aleyhine %20 yerine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/15434, K. 2012/1329, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama