KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/16060 E., 2012/2105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Kartal 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/01/2011
- Numarası
- 2009/1006-2011/9
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 3.cü kişi vekili, ....... Şti. aleyhine icra takibi yapıldığını, takip sonucunda kiracısı ve işletmecisi oldukları işyerinde bir kısım menkullerinin haczedildiğini, hacizli malların tamamen kendilerine ait olduğunu, malların faturalarının ve irsaliyelerinin bulunduğunu, hacizli menkul malların kendilerine ait olması nedeniyle istihkak davası açtıklarını, istihkak davası derdest iken hacizli malların ihaleye fesat karıştırmak suretiyle ihalesinin yapıldığını, ihale bedelinin çok düşük olduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, istihkak davası açılmasının ihalenin feshi davasında dinlenilmesinin ve bekletici mesele yapılmasının mümkün olmadığı, ihalenin usulünce yapıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine ve İİK.nun 134/2 maddesi gereğince şikayetçinin ihale bedelinin % 10'u oranında olan 8.225,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İ.İ.K. nun 134/2.maddesinde ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerdir. Öte yandan aynı maddeye göre. “Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.
Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.” Somut olayda fesih talebinde bulunan şikayetçi, alacaklı-borçlu olmadığı gibi pey sürmek suretiyle ihaleye de iştirak etmemiştir. Bu nedenlerle ihalenin feshi davası açmasına yasal imkan yoktur.
Mahkemece istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilerek şikâyetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, işin esasının incelenerek ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi sonucu itibari ile doğru olup bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değil ise de; şikâyetçi aleyhine %10 para cezasına karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle birlikte anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/16060, K. 2012/2105, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama