KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/17472 E., 2012/3153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/10/2010
- Numarası
- 2010/782-2010/1102
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
HGK'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E. 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haciz edilebilmesi için haciz tarihinde borçlunun adına kayıtlı olması zorunludur. Bir başka deyişle; haciz tarihinde takipte taraf olmayan 3.kişiler adına kayıtlı olan taşınmazın borçlunun borcu için haczi mümkün bulunmamaktadır. Kural olarak haciz ve satış işlemi, ancak takip borçlusunun kendi payı üzerinde yapılabilir.İcra dairesince, gerek satışa hazırlık işlemleri ve gerekse kıymet takdiri raporu alınmasında da aynı kural gözönünde tutulmalı ve buna göre işlem yapılmalıdır.
Somut olayda borçlunun murisi Hüseyin'den intikal eden ve tapuda adına kayıtlı 398 parsel sayılı avlulu iki ev ve ahır vasıflı taşınmazdaki 29808/58912 payının 10.11.2008 tarihinde haczine karar verildiği anlaşılmaktadır. Anılan taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde; bu yer üzerindeki A harfi ile gösterilen evin H.. Ç..’a ait olduğuna ilişkin şerh verildiği görülmektedir. Bu durumda, tapu kaydında geçen muris H..’e ait olduğu anlaşılan ev üzerine de borçlunun payı oranında haciz konulduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece 398 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili şikayetin açıklanan nedenlerle reddi gerekirken yazılı gerekçe reddi isabetsiz ise de; sonuçta şikayet reddedildiğinden anılan değerlendirme bozma nedeni yapılmayarak sonucu doğru mahkeme kararının onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/17472, K. 2012/3153, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama