KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/1772 E., 2011/16678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Silifke İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/10/2010
- Numarası
- 2009/180-2010/155
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 170/a maddesi gereğince icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla, usulü dairesince kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.Borçlunun İİK.nun 168.maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca ya da imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda,
takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının ve dolayısıyla alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, mahkemece diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK.nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekir.
TTK.nun 688/6.maddesinde bonoda tanzim yerinin yazılı olması gerektiği, aynı kanunun 689/son maddesinde ise tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Tanzim yeri olarak idari birim adı yazımı yeterli olup ayrıca adres gösterilmesi zorunlu değildir.
Somut olayda; takip dayanağı bonoda tanzim yeri gösterilmediği gibi, tanzim eden 'ın isminin yanında herhangi bir idari birim adının da yazılı olmadığı, bu durumda TTK.nun 688/6.ve 689/son maddelerine göre tanzim yeri bulunmayan bu belge kambiyo senedi vasfında değildir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 2.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile de benimsendiği üzere, İİK.nun 170/a-2 maddesi gereğince bu husus icra mahkemesince re'sen nazara alınarak takibin belirtilen bu gerekçe ile iptaline karar verilmesi gerekirken, bono bedelinde tahrifat yapıldığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmesi doğru değil ise de, sonuçta takibin iptaline karar verilmesi nedeniyle hükmün sonucu itibariyle doğru olduğu,
ancak İİK.nun 170a/2. maddesinde tazminat öngörülmediğinden alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/1772, K. 2011/16678, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama