KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/19747 E., 2012/4984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Tekirdağ 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/11/2010
- Numarası
- 2010/221-2010/282
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Dava şikayet yoluyla ödeme emrinin ve takibin iptali istemine ilişkindir.
Borçlu vekili, borçlu şirket adına yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerine aykırı olduğunu, ıttıla tarihinin 07.08.2010 olduğunu, takip konusu borcunun bulunmadığını, ayrıca talep edilen faizin fahiş olduğunu, bu nedenlerle ödeme emrinin ve bilahare takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tebligatın usulsüz olduğu kabul edilmiş ise de; şikayet dilekçesinde tebligatın hangi tarihte öğrenildiğinin belirtilmemesi ve sonuç kısmında tebliğ tarihinin düzeltilmesinin talep edilmemesi nedenleriyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Usulsüz tebligat nedeniyle ödeme emrinin iptali isteği şikayet niteliğinde olup, şikayet teknik anlamda bir dava değildir. Şikayet dava niteliğinde olmadığından, şikayet dilekçesinin açık olmaması şikayetin reddini gerektirmez. Kaldı ki; borçlu vekilinin şikayet dilekçesinin incelenmesinde, başlık kısmında ıttıla tarihinin 07.08.2010 olarak yazıldığı, ayrıca ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğinden yakındığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, borçlu vekiline şikayet dilekçesi açıklattırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmesine rağmen, borçlu vekilince ıttıla tarihinin 07.08.2010 tarihi olarak bildirilmesi karşısında, 08.09.2010 tarihli şikayet dilekçesinin süre aşımı nedeni ile reddi yerine yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden anılan hata bozma nedeni yapılmayarak sonucu itibariyle doğru red kararının onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/19747, K. 2012/4984, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama