KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/23743 E., 2012/8811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/06/2011
- Numarası
- 2010/1385-2011/495
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçluların yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz ettikleri, mahkemece, borçlu yönünden imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, borçlu yönünden ise itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi düzenlediği 05/05/2011 tarihli raporda, çekin arka yüzünde 5. ciranta sıfatıyla adına atılmış inkar olunan imzanın, ciranta sıfatıyla adına atılmış inkar olunan imzanın elinden çıkmış hakiki imzalar oldukları sonucuna varıldığının bildirildiği, Kriminal Polis Laboratuvarında görev yapan üç kişilik grafoloji uzmanından oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda ise, 1. alonj üzerinde Limited Şirketi kaşesi üzerinde 5. ciranta olarak gözüken ciranta imzasının, eli mahsulü olduğu; 2. alonj üzerinde adına atılı gözüken 6. ciranta imzasının ise eli mahsulü olmayıp adı geçenin asıl imzalarından yararlanılmak suretiyle atılmış sahte bir imza olduğu kanaatine varıldığının açıklandığı ve iki rapor arasında borçlu yönünden çelişki oluştuğu görülmektedir.
Bilirkişi raporlarından birisinin heyetçe düzenlenmiş olması, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, ona üstünlük sağlamayacağından, heyetçe düzenlenen rapor esas alınarak sonuca gidilemez.
O halde, mahkemece, raporlar arasında borçlu yönünden oluşan çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/23743, K. 2012/8811, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama