KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/2389 E., 2011/17397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/08/2010
- Numarası
- 2010/668-2010/757
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili, müvekkilinin davalı şirketin büyük ortağı olan E.K. ile evlendiğini daha sonra anlaşmalı bir şekilde boşandıklarını müvekkilinin eşinden boşanırken boşanma protokolü yapıldığını ve protokolün 5.maddesinde davalı şirketin sermayesinin tamamının Erkan Kiani tarafından ödendiği belirtilerek takibin iptalini istemiştir
Mahkemece, İİK.nun 68/1.maddesinde sayılı belgelerden noterlik evrakına dayanılarak davacı hakkında yapılan ilamlı icra takibinde davacı tarafından taahhüt edilen borcun ödendiği hususu aynı nitelikli bir belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 38.maddesinde, "Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re'sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir..."denilmektedir. Buna göre ilam niteliğinde kabul edilebilmesi için senedin noterlikçe re'sen düzenlenmiş olması zorunludur. Yalnızca imzası noterlikçe onaylanmış olması o belgeye ilam mahiyeti kazandırmaz.
Somut olayda, takip dayanağı yapılan 9.10.2007 tarihli belgenin, noterlikçe re'sen tanzim edilen senet niteliğinde olmayıp imzaları tastik edilmiş bir belge olduğu ve bu hali ile İİK.nun 38.madde kapsamında belirtilen ilam niteliğindeki senetlerden bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nitelikte bir belgeye dayalı olarak yapılan ilamlı takibin iptali gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/2389, K. 2011/17397, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama