KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/24543 E., 2012/4366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/08/2011
- Numarası
- 2011/188-2011/741
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 134.maddesinin 2.fıkrasında; ihalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin isteyebileceği belirtilmiş, ayrıca maddenin aynı fıkrasında; “...Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda ihalenin feshini isteyen kişinin, takipte taraf olmadığı gibi tapu kaydında da ilgili sıfatının bulunmadığı görülmektedir. Tapu kaydında lehine ihtiyati tedbir şerhinin bulunması, şikâyetçiye yukarıdaki maddede yazılı olduğu üzere tapu sicilindeki ilgili sıfatını kazandırmaz.
Bu durumda şikâyetçi, ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığından, istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, işin esası incelenerek sonuca gidilmesi doğru değilse de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak işin esasına girilmeden istemin reddi gerektiğinden, şikâyetçinin %10 para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/24543, K. 2012/4366, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama