KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/26461 E., 2011/23262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/07/2010
- Numarası
- 2010/664-2010/889
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 14.04.2011 tarih, 201/25800 Esas, 2011/6491 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 150/ı maddesi uyarınca, ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermese bile, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli krediler şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran taraf (alacaklı), krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin noter marifeti ile krediyi kullanan tarafa(borçluya) gönderildiğine dair noterden tasdikli bir sureti icra müdürlüğüne ibraz ederse icra müdürü İİK'nun 149. maddesine göre işlem yapar.
Bu madde hükmüne göre ise "İcra müdürü, ibraz edilen ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir."
Somut olayda; kredi borçlusu K.AŞ. ve ipotek veren 3.kişi M. K. hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, takibe konu 29.03.2005 tarih ve 3781 yevmiye nolu ipotek belgesinin incelenmesinde, 3.kişi M. K.tarafından alacaklı banka lehine ipotek tesis edildiği; takip tarihinden önce 12.06.2008 tarihinde ipotekli taşınmazın şikayetçi P.Ltd. Şti.ne tapudan satış yoluyla devredildiği, ancak adı geçen hakkında takip yapılmadığı ve icra emri tebliğ edilmediği görülmektedir.
Yukarıda özetlenen İİK'nun 149. maddesi hükmüne göre, icra takibinin asıl kredi borç1usu (lehine ipotek verilen) aleyhine açılması asıldır. Takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan, o kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Şu hale göre ipotek veren üçüncü kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır.
Sadece asıl borçlu hakkında takip yapıldığı için ipotek verenin sonradan takip edilerek bu iki takibin birleştirilmesi mümkündür. Bu nedenle, mahkemece; alacaklıya, ipotekli taşınmaz maliki 3.kişi şikayetçi hakkında da takip başlatıp, daha sonra da bu takip dosyası ile birleştirilmesi konusunda mehil verilmeli, bu işlemlerin yerine getirilmemesi halinde ise takibin tümüyle iptaline hükmedilmelidir.
Öte yandan, ipotekli taşınmaz maliki 3.kişi şikayetçi hakkında yapılmış bir takip bulunmadığına göre takibe devam edilmesi ve hakkında takip olmayan 3.kişiye ait taşınmazın satışı mümkün olmadığından, yapılan ihale de, yok hükmündedir
Kaldı ki ipotekli taşınmaz maliki 3.kişi şikayetçiye satış ilanı da tebliğ edilmemiştir. İİK.nun 127.maddesi gereğince, satış ilanının birer suretinin borçlu ve alacaklı dışındaki tapu sicilinde kayıtlı bulunan alakadarlara tebliği zorunludur. Şikayetçi, ipotekli taşınmaz maliki olduğundan kendisine satış ilanı tebliği gereken tapu sicilindeki ilgililerdendir. Bu işlemin yapılmaması tek başına ihalenin feshi nedenidir.
O halde mahkemece, ihalenin feshine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla, şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/26461, K. 2011/23262, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama