KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/26654 E., 2011/27742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Tunceli İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/02/2011
- Numarası
- 2010/47-2011/4
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 07.07.2011 tarih, 8344/14847 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından sözleşmeye dayalı olarak genel haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde takip konusu yapılan 100.000,00 TL borca yönelik açık bir itirazda bulunmayıp, kendisinin alacaklıdan 166.000,00 TL alacağı olduğunu bildirerek, takas ve mahsup talebinde bulunduğu görülmektedir.
Borçlunun takas ve mahsup iddiası dışında borca bir itirazının bulunmaması karşısında, alacaklının itirazın kaldırılmasını isteyebilmesi için İİK.nun 68.maddesinde sayılan belgelerden birine dayanmasına gerek bulunmamaktadır. İcra mahkemesince tartışılması gereken husus takas ve mahsup iddiasının yerinde olup olmadığıdır.
Hukuk Genel Kurulunun 12.10.1994 tarih ve 1994/251-593 sayılı kararında da benimsendiği üzere dar yetkili icra mahkemesinin yargılama usulü gözönünde tutulduğunda, takip hukuku bakımından kural olarak takas ve mahsup iddiasının;
1-Takasa konu alacağın İİK.nun 68.maddesindeki belgelere dayalı bulunması,
2-Bu alacakla ilgili olarak icra takibinin yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması,
3-Alacağın ilama bağlanması,
hallerinde icra mahkemesinde incelenmesi ve istemin sonuçlandırılması mümkündür.
Somut olayda borçlu tarafından takas ve mahsup iddiası yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ispatlanamadığına göre, mahkemece itirazın kaldırılması isteminin kabulü doğrudur. Ancak takas ve mahsup iddiası esasa ilişkin olmadığından İİK.nun 68/son maddesi uyarınca borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Dairemizce kararın düzeltilerek onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla, alacaklıların karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/26654, K. 2011/27742, 9 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama