KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/30530 E., 2012/17779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Söke İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/09/2011
- Numarası
- 2009/4-2011/233
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan hacdedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunulmasını engeller. Zira, evini kendi iradesi ile ipotek eden borçlunun artık ona ihtiyacı olmadığı kabul edilmelidir.
Ancak, taşınmazın tapu kaydında ipotek bulunmasına rağmen haciz tarihinden önce ipoteğe konu borcun ödenmiş olması halinde, tapu kaydındaki mevcut ipotek şerhi, borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunma hakkını ortadan kaldırmaz. Aksi takdirde, kurulan bir ipotek borcu ödenmiş olsa dahi, bundan sonraki tüm hacizler yönünden meskeniyet şikayetinin mümkün bulunmadığı gibi kabul edilemeyecek bir sonuç ortaya çıkar.
Somut olayda 04.08.2008 tarihinde haczedilen taşınmazın tapu kaydında Finansbank lehine 15.08.2007 tarihli ipoteğin mevcut olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece ipoteğin zorunlu ipoteklerden olup olmadığı, değilse haciz tarihinden önce ipoteğe konu borcun ödenip ödenmediği yöntemince araştırılıp, oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/30530, K. 2012/17779, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama