KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/31381 E., 2012/16102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/09/2011
- Numarası
- 2010/507-2011/800
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlunun takip konusu senedin alacaklı banka ile aralarında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince teminat amaçlı düzenlendiği kambiyo senedi vasfı bulunmadığı iddiası ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Alacaklı banka tarafından 15.07.2010 tarihinde verilen cevap dilekçesinde taraflar arasında bir kredi sözleşmesinin varlığı kabul edilmiş, ancak hakimin kararına dayanak yaptığı 5. paragrafta alacaklının, “borçlunun iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere bankanın kredi ilişkisi nedeni ile elinde bulundurduğu bonoların teminat bonosu olduğu varsayılsa bile bu durumun takibe engel olmayacağı” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Somut olayda borçlu, itirazı konusunda herhangi bir belge sunmamıştır. HGK'nun 14.3.2001 tarih ve 2001/12-233 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Taraflar arasında düzenlenen 30.04.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde dayanak senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Alacaklı vekilinin 15.07.2010 tarihli cevap dilekçesindeki açıklamaları da senedin teminat amaçlı alındığını kabul ettiği anlamına gelmeğinden mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/31381, K. 2012/16102, 9 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama