KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/4303 E., 2011/20645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/12/2010
- Numarası
- 2010/670-2010/1186
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek takibin iptali istemi ile gecikmiş itiraz yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 170/3. maddesine göre. "İcra mahkemesi, 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.
İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip (İİK.170/2. fıkrasına göre) durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilir ve itiraz reddedilir." Aynı maddenin son fıkrasında ise "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, mahkemece, herhangi bir imza incelemesi yapılmaksızın sonuca gidildiği anlaşıldığından alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/4303, K. 2011/20645, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama