KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/13011 E., 2012/26769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/02/2012
- Numarası
- 2009/585-2012/83
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değildir.
İhalesinin feshi istenen mahcuz mallar menkul niteliğinde olup, menkul malların satışına ilişkin hükümlere tabidir. Menkul ihalelerinde de uygulanan İİK.nun 134/2. maddesinde, ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerdir.
Somut olayda fesih talebinde bulunan şikayetçi, ihalesi yapılan menkullerin Beşiktaş 1. Noterliğinin 11485 ve 11486 yevmiye sayılı ticari işletme rehnine konu olduğunu, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2004/21391 sayılı menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ileri sürerek ihalenin feshini istemiştir. Ancak şikayetçi tarafından, feshi istenen ihaleden önce satış istendiğinin iddia ve ispat edilmediği görülmektedir. Kaldı ki, dosyaya sunulan 28.12.2011 tarihli rapora göre de ticari işletme rehni sözleşmesindeki 3 adet forkliftin Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2010/659 talimat dosyasında ve keşifte tespit edilen forkliftlerle marka, model, seri no ve renk açısından aynı olmadığının da tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda şikayetçinin yukarıda açıklanan yasa maddesinde belirtilen sıfatlardan birine sahip olmadığı anlaşıldığından, ihalenin feshi davası açmasına yasal imkan yoktur.
O halde mahkemece ihalenin feshi isteminin, şikayetin esasına girilmeksizin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi ile İİK.nun 134/2. maddesi gereğince, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, şikayetin esasının incelenerek adı geçenin para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ve para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/13011, K. 2012/26769, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama