KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/13387 E., 2012/22471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/05/2011
- Numarası
- 2011/455-2011/404
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 53/2 maddesinde; "İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış, yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa, borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder" hükmü getirilmiştir. İİK'nun 53. maddesi gereğince borçlunun ölümü halinde alacaklı, ya takibi tereke hakkında devam ettirir ya da mirasçılara yönelterek sürdürür.
Somut olayda borçlu hakkında yapılan takipte, borçlunun, murisi M... E....'ndan intikal eden malvarlığı hissesine, borçlunun mirası reddetmiş olması nedeniyle haciz konulamamış, ancak alınan yetki çerçevesinde, muris e hakkında verilen yeni veraset ilamına göre borçlunun varisi olması (borçlunun mirası reddi nedeniyle) nedeniyle icra dosya borcundan sorumluluğunu gerektirir şekilde kendisine muhtıra tebliğ edilmiştir.
Hakkında takip yapılan borçlunun, murisinden intikal eden malvarlığı hissesine haciz konulmasında yasal bir sakınca yoktur. Ancak murisin mirasının borçlu tarafından reddedilmesi nedeniyle, borçlu henüz vefat etmeden onun mirasçılarının dosya borcundan sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla İİK'nun 53. maddesinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Takibin tarafı da olmayan şikayetçi Sabri'nin şikayetinin kabulü ile muhtıranın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/13387, K. 2012/22471, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama