KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/13899 E., 2012/31245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/07/2010
- Numarası
- 2010/655-2010/733
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 28.11.2011 tarih, 6974/26505 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Asıl borçlu C....M.....hakkında yapılan takipte, şikayetçi icra kefili olup, icra mahkemesine başvurusunda taahhütnamenin kendisine hile ile imzalattırıldığını bu nedenle icra kefalet işlemlerinin geçersiz olduğunu iddia ederek taahhütnamenin iptalini istemiştir
İİK’nun 38.maddesi gereğince icra dairesindeki, kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir ve icra mahkemesinde geçersizliği ileri sürülemez. Üçüncü kişilerin icra dairesi önünde takip borçlusunun borcuna kısmen veya tamamen kefil olması, diğer bir ifade ile borçlunun borcunun ödenmesini kısmen veya tamamen üstlenmesi halinde icra kefaleti doğar.
Kefaletin geçerli olabilmesi için, kefilin beyanının icra tutanağına geçirilmesi ve tutanağın altının imzalanması gerekir (İİK.m.8). Ayrıca, kefilin kefil olduğu miktarın belirli olması (borcun tamamı veya kefalet kısmi ise kısmen kefil olunan miktar) ve kefaletin herhangi bir koşula bağlı olmaması gerekir. Maddede de açıkça belirtildiği gibi buradaki kefalet müteselsil kefalettir.
Asıl borçlu hakkındaki takip kesinleşmeden alınan icra kefaleti de geçerli olup, asıl borçlu hakkında takip iptal edilmediği sürece kefaletin geçerliliği devam eder.
Şikayetçinin icra kefilliğinin geçersiz olduğu yönündeki şikayeti, kefalet akdinin geçerli olup olmadığına ilişkin olup, icra mahkemesince incelenemez. Bu hususun incelenmesi genel mahkemede yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece şikayetin bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken süreden red kararı verilmiş ise de, sonuçta istem reddedilmiş olup sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekirken yazılı gerekçelerle sehven bozulduğu anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulü yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/13899, K. 2012/31245, 1 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama