KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/13954 E., 2012/31110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/07/2011
- Numarası
- 2009/745-2011/1067
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, keşideciye örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilinin İİK. nun 168/4.maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, Bilirkişi Dr. Ç....S......’den alınan 06.07.2010,05.10.2010, ve 31.01.2011 tarihli raporlarda bonodaki “ S... Ç....adına atılmış imzanın S..... Ç.....'in 2. grup imzaları ile aynı el ürünü olduğu “ bildirilmiştir.
İtiraz üzerine, aynı bilirkişiden alınan alınan 06.07.2011 günlü raporda ise, "senetteki S..... Ç.....adına atılı bulunan imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla S.....Ç....'in eli ürünü olmadığı" yönünde kanat beyanında buluınulmuştur.
Bu durumda raporlar arasında çelişki oluştuğundan bu çelişki giderilmeden 06.07.2011 tarhli rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir. Raporlar Adli makamlarca istem üzerine alındığından birinin diğerine üstünlüğü kabul edilemez.(Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-282 sayılı kararı)
O halde, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/13954, K. 2012/31110, 1 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama