KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/14161 E., 2012/31228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/05/2011
- Numarası
- 2008/1006-2011/752
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 23.02.2012 tarih ve 2011/18757 Esas, 2012/4820 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı-borçlu .....Boya A.Ş.'nin mahkemece verilen kararı süresi içerisinde temyiz ettiği, ancak maddi hata sonucu bu temyiz incelemesi Dairece incelenmeyerek sadece alacaklı ........ Varlık A.Ş.'nin temyiz dilekçesi incelenerek karar verildiği görülmüştür. Bu nedenle davacı borçlunun karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 23.02.2012 tarih ve 2011/18757-2012/4820 sayılı yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına ilişkin kararın oybirliği ile kaldırılmasına karar verildi. Tarafların temyiz incelemesine geçildi;
1-) Alacaklının takipte ciranta olduğunun anlaşılmasına, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun 23.06.2011 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-) Alacaklı ...Varlık A.Ş.'nin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 170.maddesi gereğince alacaklının icra inkar tazminatı ve para cezası ile sorumlu tutulabilmesi için senedi takibe koymada kötü niyetinin veya ağır kusurunun bulunması gereklidir.
Takip dayanağı çeklerin incelenmesinde takibin çekin ciro yolu ile eline geçiren hamil tarafından keşideciye karşı yapıldığı görülmektedir. Hamil, çeklerdeki imzaların keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda değildir. Bu nedenle alacaklının takipte kötüniyeti veya ağır kusuru olduğu kabul edilemez. Bu nedenle alacaklının icra inkar tazminatı ve para cezasından sorumlu tutulması isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/14161, K. 2012/31228, 1 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama