KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/14560 E., 2012/31186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/02/2012
- Numarası
- 2011/193-2012/40
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek icranın geri bırakılması istemi icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, istemin kabulü ile İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımının gerçekleşmesi şikayet konusu edilmiş olup, bu halde İİK.nun 71/2.maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanunun 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece, takibin kesinleşmesinden önceki dönemler için uygulanması gereken İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11/3. maddesinde; icra mahkemesindeki duruşmalı işlerde tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünün üçüncü sırasındaki miktar nazara alınarak 400,00 TL maktu avukatlık ücretine hükmedileceği açıklandığı halde, mahkemece hesaplamanın nispi olarak yapılması ve alacaklının sorumluluğunun buna göre belirlenmesi ve ayrıca 2012 yılı Harçlar Kanunu Genel Tebliğinin (1) sayılı tarifesinde yargı harçları altında yer alan ve mahkeme harçlarından olan karar harcının, maktu olarak hesaplanması gerektiğinin ve bu miktarın 2012 yılı için 21,15 TL olduğunun göz ardı edilmesi de doğru değildir.
Bu durumda hükmün yukarıda izah edilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/14560, K. 2012/31186, 1 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama