KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/1691 E., 2012/19034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/11/2011
- Numarası
- 2011/1037-2011/1105
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayet ile, icra dairesinin bir işleminin kanuna aykırı olduğu veya hadiseye uygun bulunmadığı ileri sürülür. Şu halde, şikayet icra dairesinin bir işlemine karşıdır. Şikayet, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı başvurulan kendine özgü bir kanun yolu olup, bir dava değildir. Bu nedenle, şikayette davacı ve davalı terimlerinin yeri yoktur. Şikayette iki taraf vardır; şikayet eden ve şikayet olunan (veya karşı taraf) Şikayet hakkı ise şikayet konusu işlemin iptal ettirilmesinde hukuken korunmaya değer bir menfaati (yararı) olan, alacaklı, borçlu veya üçüncü kişilere aittir.
Borçlu, hakkında İzmir 7. İş Mahkemesi’nin 21.07.2011 tarih ve 2009/880 E. 2011/489 K. sayılı ilamına dayalı olarak yapılan ilamlı icra takibinde; ilamda alacaklı yararına hükmedilen tazminatın brüt olarak belirlenmiş olması nedeni ile vergi kesintilerinden sonra bulunacak net tutarlar üzerinden takibe geçilmesi ve net alacak tutarına faiz işletilmesi gerektiği halde buna aykırı olarak brüt alacak üzerinden talepte bulunulduğu ve faiz istendiğini ileri sürerek şikayette bulunmuştur.
Somut olayda şikayetçi, icra mahkemesine yaptığı başvurusunda icra dosyasının esas numarasını bildirdiğine göre, mahkemece, icra dosyasının taraflarını ve ilgilileri belirleyebilme, duruşma açılmasına gerek görülmesi halinde ise duruşmaya davet ederek beyanlarını alabilme imkanı vardır. Şikayet dilekçesinde hasım gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi sonuca etkili olmayıp, bu husus şikayetin husumet yönünden reddini gerektirmez.
O halde mahkemece; usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra borçlunun şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde husumet nedeni ile ret kararı verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/1691, K. 2012/19034, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama