KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/1810 E., 2012/19605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/10/2011
- Numarası
- 2010/1607-2011/1380
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır.
TTK'nun 542.maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 321.maddesine göre geçerli bir yönetim kurulu kararına dayanmaksızın temsilci tayin edilen kişilerin şirket adına yapacağı işlemler geçersiz olur. Zira, TTK'nun 539.maddesine göre atanan müdürler esas itibariyle ticari mümessil niteliğinde olduklarından bir başka kişiyi ticari mümessil tayin etme yetkisine haiz değillerdir. Ayrıca TTK'nun 545.maddesine göre de sözleşmede aksine hüküm olmadıkça ticari mümessiller ile bütün işletmeyi idare selahiyetine haiz olan ticari vekiller şirketi oluşturan ortaklar kurulu kararı ile tayin olunabilirler.
Somut olayda şirket ortaklar kurulu kararı ile müdür olarak atandığı, senedi imzaladığı iddia olunan ve bu müdür tarafından vekaletname ile yetki verilen e şirket ortaklar kurulu kararı ile verilmiş şirketi borçlandırma yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple tarafından borçlu şirketi bağlayıcı çek düzenlenemez. Kaldı ki mahkeme kabulünde olan vekaletnamede çek düzenleme konusunda yetki de verilmemiştir.
Bu durumda mahkemece çekteki imzanın borçlu şirket yetkilisi ait olup olmadığı yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/1810, K. 2012/19605, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama