KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/18613 E., 2012/38345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 04/05/2012
- Numarası
- 2011/182-2012/114
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından, çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçlu şirkete 06.07.2011 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin ise 08.07.2011 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru ile 07.06.2010 tarihinden 28.02.2011 tarihine kadar 6 aylık zamanaşımı süresi içinde müvekkili hakkında herhangi bir icra işlemi yapılmadığını ileri sürerek, İİK.nun 71/2. maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar borçlu şirket vekili başvurusunda İİK.nun 71.maddesine dayanmış ise de, takibin işlemsiz bırakıldığını iddia ettiği dönem ödeme emri tebliğinden ve dolayısıyla takibin kesinleşmesinden öncesine ilişkin olduğundan anılan maddenin olayda uygulama yeri yoktur. Borçlunun, icra mahkemesine başvurusu bu hali ile İİK'nun 169/a maddesine göre takibin kesinleşmesinden önceki dönemde çekin zamanaşımına uğradığı iddiasına dayalıdır.
Takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin olarak zamanaşımı itirazı, İİK.nun 168/5. maddesi gereğince yasal 5 günlük sürede yapılması zorunludur. Somut olayda ödeme emrinin tebliğ edildiği 06.07.2011 tarihine göre, 08.07.2011 tarihinde icra mahkemesine yapılan başvuru yasal süresindedir.
Takip dayanağı çekin ibraz süresinin dolduğu tarih itibariyle uygulanması gereken TTK.nun 726.maddesi uyarınca 6 aylık zamanaşımı süresine tabidir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, 07.06.2010 ile 28.02.2011 tarihleri arasında herhangi bir işlem yapılmadığı ve 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece borçlunun zamanaşımı itirazının kabul edilerek İİK.nun 169/a maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/18613, K. 2012/38345, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama