KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/19505 E., 2012/26350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 22/06/2011
- Numarası
- 2011/714-2011/649
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından, takibe konu bonolarda kefil olarak görünen borçlu şirket hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte;
borçlunun, bonolardaki kefil kısmına, adının sonradan eklendiğini, keşideci M.A.'ın bonoları şahsı adına düzenleyip imzaladığını ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, M.A.'ın borçlu şirketin yetkilisi olmakla bonolardaki tek imzanın şirketi bağlayacağı, bonolara şirket isminin ve adresinin sonradan yazıldığı iddiasının, İİK'nun 169/a maddesinde belirtilen belgelerden biriyle ispat edilemediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda takibe konu bonolarda keşideci kısmında M.A.'ın, kefil kısmında ise borçlu şirketin yer aldığı, bonolarda tek imza olduğu ve M.A.tarafından takip dayanağı bonoların alt kısmına atılan imzaların bono metnini kapsadığı görülmektedir. Bu durumda tek imzanın bonolarda keşideci olarak yer alan M.A.ı şahsen sorumluluk altına sokacağı, ayrıca borçlu (kefil şirket) adına atılmış bir imza bulunmadığından, borçlu şirketin sorumlu olmayacağının kabulü gerekir. O halde mahkemece itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/19505, K. 2012/26350, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama