KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/20195 E., 2012/37286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Gebze İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/05/2012
- Numarası
- 2010/875-2012/370
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı,
örnek 10 numaralı ödeme emri tebliğ üzerine borçlunun İİK.nun 168/5.maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda borcu kısmen ödediğini bildirerek itiraz ettiği anlaşılmıştır.İ.İ.K.'nun 169/a-1 maddesi gereğince borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlandığı taktirde mahkemece itiraz kabul edilir.
Öte yandan, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu borç için verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçlunun itfa itirazına dayanak olarak sunduğu dekontların bir kısmında takip dayanağı senetlere atıf yapılmış olmakla dekontlarda yazılı değerlerin toplamı olan 3.000,00 TL yönünden itirazın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, 07.12.2009 tarihi dekontta takip dayanağı senetlere herhangi bir atıf bulunmadığından, 07.12.2009 tarihli 1000 TL lik dekontun İİK. nun 169/a-1 maddesine uygun itfa belgesi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
O halde mahkemece itirazın 3.000 TL.lik kısmının kabulü ile geri kalan kısım yönünden reddi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın 4.000,00 TL üzerinden kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de, İİK.nun 169/a-6 maddesinde; "borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötüniyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği" öngörülmüştür.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/20195, K. 2012/37286, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama