KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/20807 E., 2012/39927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/02/2012
- Numarası
- 2012/145-2012/55
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibi nedeniyle borçlu vekilinin Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/953 esas sayılı dosyasında görülen iflasın ertelenmesine ilişkin davanın 19.12.2011 tarihli ara kararında müvekkili hakkında İİK.m. 179/b uyarınca tedbir kararı verildiğini ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettiği mahkemece istemin süreden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 16. maddesinde "şikayet ve şartları" düzenlenmiştir. "Konunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir."
Borçlunun başvurusu, İİK'nun 179/b maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayet olup yasanın emredici hükmünden kaynaklandığından ve kamu düzenine ilişkin olduğundan İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süreye tabi değildir. Mahkemece borçlunun şikayetinin esası incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/20807, K. 2012/39927, 25 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama