KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/22066 E., 2012/38955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- KDZ.Ereğli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/05/2012
- Numarası
- 2010/510-2012/273
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
HMK.nun 33.maddesi gereği, hukuki tavsif, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin tespiti hakimin görevine giren bir konudur (HGK 5.6.1991 tarih, 1991/12-258 E-344 K). Borçlu vekilinin itiraz dilekçesinde bildirdiği takibe konu çeklerdeki keşideci imzasının müvekkil şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişilere ait olmaması nedeniyle bonodan dolayı sorumlu olunamayacağına dair itirazı, imzaya itiraz niteliğinde olmayıp borca itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma neticesinde bonoları imzalayanın keşide tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili olmadığı anlaşılmış ve itirazın kabulü ile takibin borçlu açısından durdurulmasına karar verilmiştir. İİK'nun 169/a-6. maddesine göre, borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.
Şirketi temsile yetkili olmayan kişi tarafından senedin imzalandığı itirazı borca itiraz niteliğinde olup, icra takibi de dayanak bonoların lehdarı tarafından avalist hakkında yapıldığına göre, İİK'nun 169/a-6 maddesi uyarınca itirazın kabulü halinde alacaklı aleyhine takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmetmek gerekir.
Anılan maddede bu halde para cezası verileceğine dair hüküm yer almadığından para cezasına hükmolunması isabetsiz olup kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/22066, K. 2012/38955, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama