KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/22556 E., 2012/39851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ezine İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/03/2012
- Numarası
- 2012/10-2012/25
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlu örnek 7 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine yasal yedi günlük sürede icra dairesine yapmış olduğu başvurusunda, takibe dayanak yapılan senetlerden bir tanesinin bono vasfında olduğunu, bono vasfında olan senedin zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı itirazında bulunmuş, alacaklının murisinden kalan senetle ilgili ödemelerinin bulunması sebebi ile de borca itiraz etmiş ve takip durmuştur.
Alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece takibe konu senetlerin zamanaşımına uğradığından bahisle talebin reddi kararı üzerine, alacaklı tarafından temyiz yoluna başvurulmuş temyiz edilen mahkeme kararının “....3.600 TL miktarlı senette tanzim tarihi unsuru bulunmadığından 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımı süresi de geçmediğinden ve borcun bulunmadığı belgelendirilmediğinden,
borçlunun bu senede ilişkin olarak herhangi bir itirazı da bulunmadığından bu senede hasren itirazın kaldırılarak takibin devamına karar verilmesi gerektiği...” yönünden karar bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde her iki senet yönünden de itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamında sadece 3.600 TL miktarlı senede hasren bozma kararı verildiğine, 2.500 TL miktarlı diğer senede yönelik bir inceleme yapılmadığına göre bu senede yönelik bozma öncesi ilk karar kesinleşmiştir. Mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince bir karar verilmesi gerekirken, bozma ile kesinleşen bu senede yönelik de itirazın kaldırılması şeklinde yeniden farklı bir hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/22556, K. 2012/39851, 25 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama