KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/23172 E., 2012/40244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/04/2012
- Numarası
- 2011/1540-2012/342
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından dört adet çeke dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, takibin kesinleşmesinin ardından borçlunun dosyanın 6 aydan fazla işlemsiz bırakılmış olması sebebi ile zamanaşımı şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın 7 gün içinde icra müdürlüğüne yapılması gerektiğinden bahisle talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, örnek 7 nolu ödeme emri borçluya 12.02.2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup, takip itiraz olmadan kesinleşmiştir. Borçlunun başvurusu İİK.nun 71. maddesi yollamasıyla 33/a maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına ilişkindir. İcra takibine konu alacak hangi zamanaşımı süresine tabi ise icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde de aynı zamanaşımı süresi uygulanır. Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yollarından harhangi birinin tercih edilmiş olması halinde dayanak belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan, TTK'nun çeke ilişkin zamanaşımı maddelerinin uygulanması gerekir.
O halde, mahkemece borçlunun başvurusunun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımına ilişkin şikayet olarak nitelendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile borca itirazın süresinde olmadığından bahisle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/23172, K. 2012/40244, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama